DEPRESYON NEDİR?

DEPRESYON NEDİR?

  • 2019-03-03

Depresyon aslında bir ruh halini tanımlayan sözcüktür. Ancak aynı zamanda psikiyatrik bir bozukluğu tanımlamak amacıyla da kullanıldığından giderek bir hastalık adı halini almıştır. Bir kişi için depresyonda denildiğinde, bir çeşit ruhsal çökkünlük halinde olduğu anlaşılmaktadır. Gündelik yaşamda herkes zaman zaman kendini moralsiz, üzgün, mutsuz hatta karamsar hissedebilir. Depresyon hastalığının gündelik olağan moral bozukluğu veya demoralizasyondan farkı kişinin sadece:

  • Duygusal olarak üzgün, mutsuz, kederli hissetmesi değil ama yanı sıra
  • Düşünce olarak durumuyla ilgili ümitsizlik, çaresizlik ve karamsarlık içinde olması, kendini bu durum içinde yetersiz ve değersiz olarak algılaması ve hatta intiharı çözüm olarak görmesi,
  • Davranış olarak kendini toplumdan soyutlaması, içine kapanması, giderek durgunlaşması, hiçbir şeyden zevk alamaması ve isteksizlik göstermesi ve
  • Bedensel olarak uykusunun ve iştahının bozulmasıdır.

 

Gündelik olaylar mutlaka insanların ruh halini olumsuz etkilemektedir, ancak depresyondan farkı, kişinin bu durumu çözümsüz görmemesi ve kendisini de yetersiz hissetmemesidir. Gündelik olaylarda morali bozulan kişi olumlu gelişmeler ile kendisini yeniden iyi hissederken, depresyon hastalığındaki kişi olaylara bağlı olarak kendini daha iyi hissetmez. Depresyon, belirli durum ya da olaydan çok, kişinin kendini içinde hissettiği süreğen bir çöküntü durumudur. Bu nedenle tüm gündelik moral bozukluklarını veya gelip geçici umutsuzluk hallerini depresyon olarak kavramlaştırmak hatalı bir yaklaşım olmaktadır.

Depresyon hastalığının yaygınlığına bakıldığında, 2010 yılı başında yayınlanan bir çalışmaya göre toplumda %8-10 arasında görülmektedir. Yaşam boyu hastalanma riski ise erkeklerde on erkekten bir tanesi, kadınlarda ise her dört veya beş kadından bir tanesi yaşamlarında en az bir kez depresyon hastalığına yakalanacaklardır.

 

Depresyon toplum hayatımızı tüm alanlarda olumsuz yönde etkiler

-Artan intihar olayları

– Konsantrasyon bozulmasına bağlı oluşan ölümcül kazalar

-Alkol ve uyuşturucu tüketiminin artması

-Verimlilik azalması ve kariyer kaybı

– Okul performans kaybı

-Aile parçalanmaları

-İş kazalarında artış

– Depresyon sonucu kalp-damar sistemini ilgilendiren veya benzeri bedensel (psikosomatik) rahatsızlıklar da görülür.

 

  • Genel olarak depresyon farklı ağırlık derecelerine göre üçe ayrılır:

Hafif depresyon: Büyük zorluklarla da olsa kişilerin günlük yaşantılarını (örneğin iş, boş zaman, aile içindeki görevler) idame ettirmeleri mümkün olur.
Orta şiddette depresyon: Çalışma becerisi büyük ölçüde kısıtlanmıştır. Sosyal ilişkiler de giderek daha çok azalır. İşlevsellikte kayıplar yaşanır.

Ağır depresyon: Bu durumdayken çalışmak, ev işlerini halletmek veya sosyal aktivitelerde bulunmak genelde mümkün değildir. Kişi kendisinde işlerini halledebileceği enerjiyi bulamaz.

Ağırlık dereceleri, mevcut şikayet veya belirtilerin sayısına göre belirlenir. Bir hafif depresyonda toplam on belirtiden en az dördünün, bir ağır depresyonda ise toplam on belirtiden en az sekizinin görülmesi gerekir.

 

Depresyon için risk etkenleri nelerdir?

  • Erken ebeveyn kaybı
  • Madde ve alkolün kötüye kullanımı
  • Anksiyete bozuklukları
  • Kadın olmak
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Ayrı yaşama, boşanmış olma
  • İşsizlik (İşsizlik depresyonda risk etkeni olması yanında, işte verimliliğin azalmasının önemli sebeplerindendir)
  • Daha önce depresyon geçirmiş olma
  • Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri yaşama
  • Kişilik yapısı, mizaç
  • Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü
  • Bazı ilaçlar
  • Tıbbi hastalıklar
  • Hormonal değişiklikler

 Depresyonun klinik belirtileri nelerdir?

Klinik depresyonun temel niteliği hoş olmayan duygu durum, ilgi ve zevk azlığı, umutsuzluk ve karamsarlıktır. Kişiler derin bir üzüntü yaşarlar. Gelecekleri ve yaşadıkları ile ilgili olarak hep kötümser düşünürler. Kişide depresif duygu durum ile birlikte değişik etkinlik ve sorumluluklara karşı ilgi kaybı izlenir. Olağan etkinliklerden zevk alamaz. İş, özel zevkler, bireysel ilişkiler, cinsel aktivite de dahil olmak üzere hiçbir şeyden zevk alamazlar. Bazı kişilerde önde gelen belirti bunaltı olabilir. Anksiyete (bunaltı, kaygı) düzeyi çok artabilir, ajitasyon (huzursuzluk) gösterebilirler. Genel olarak ilgileri azalır. Umutsuzluk ve çaresizlik duyguları o kadar yoğun olabilir ki düştükleri bu durumdan hiçbir şekilde kurtulamayacaklarını düşünebilirler. Depresif kişiler basit günlük aktiviteleri bile yapmakta güçlük çekerler. İş, aile, para ve kendi sağlıkları ile aşırı biçimde kafaları meşgul olur. Enerji düzeyi azalır. Bazı kişilerde önde gelen belirti somatik belirtiler olabilir. Tepkisel davranırlar.

*Umutsuzluk, kötümserlik, benlik saygısında düşme ve suçluluk duyguları intihar düşünce ve eylemlerini uyarır. Sevilenle yeniden birleşme düşünceleri ortaya çıkabilir.

*Düşünce içeriğinde geçmiş olaylar önemli bir yer tutar. Yoğun anksiyete (bunaltı, kaygı) belirtilerinin depresyon olgularında intihar girişimleri için belirleyici bir etken olduğu ileri sürülmektedir. İntihar düşünceleri ve girişimleri depresyonun önemli belirtilerindendir. Depresyon vakalarının en az yarısı tanı konamadığından dolayı tedavi edilemez. Tedavi edilemediğinde depresyonun şiddeti artabilir ya da intihar ile sonuçlanabilir. DSÖ, depresyonun yaygınlığının yetişkin nüfusta %5 civarında olduğunu belirtmiştir. Bu oran dünyada yaklaşık 350 milyon kişiye denktir.

*Depresif olguların çoğunda duygu durum değişiklikleri ile birlikte iştah ve kilo kaybı bulunur.

*Uyku bozukluğu depresyonun çok sık karşılaşılan bir belirtisidir. Dalgınlık, unutkanlık olabilir. Bazen ağır olgularda aklından geçenlerle dış dünyada olanlar birbirine karıştırılabilir.

 

Majör Depresif Bozukluk Tanısı ve DSM-V (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı)  

  • Tanı Kriterleri

*Üzüntülü duygu durumu ya da her zamanki etkinliklerle alakalı zevk kaybı bunlarla beraber aşağıdakilerden en az 5 belirti:

*Çok fazla ya da çok az uyuma

*Psikomotor yavaşlama ya da yerinde duramama

*Yüzde 5 ten fazla ağırlık kaybı ya da artışı

*Enerji kaybı

*Değersiz ya da aşırı suçlu hissetme

*Odaklanma, karar alma ya da düşünme güçlüğü

*Yineleyen ölüm ya da intihar düşünceleri

 

*Belirtiler 2 hafta boyunca günün büyük bölümünde her gün görülür.

*Belirtiler önemli bir kayba gösterilen normal tepkiden farklıdır ve şiddetlidir.

 

Depresyon tanısı nasıl konur?

Depresyon tanısı koyabilmek için anlatılan belirtilerin tamamının bulunması gerekmez. Yukardaki belirtilerden bir küme işlevselliği bozacak kadar ağır ise ve başka nedenlere bağlanamıyorsa tanı konur. Tanı için uygulanan testlerin sonuçları ve klinik gözlem oldukça önemlidir.

 Depresyonun Diğer Belirtileri

*Kolay kızma

*Tahammülsüzlük

*Gürültüden rahatsız olma

*Somatik belirtiler

*Obsesyonlar

*Anksiyete

*Ağrı/Cinsel işlev bozuklukları

 Çocuklarda depresyon görülür mü?

Evet. Çocukluk döneminde de depresyon görülebilir. Tedavi edilmemesi halinde uzayabilir ve erişkinlikte de sürebilir. Çocuklarda depresyon belirtileri bazen erişkinliktekinden ayrılabilir. Okul reddi, hastalık uydurma, ebeveynlerini kaybetme kaygısı, okul sorunları biçiminde kendini gösterebilir.

 

  • ÇOCUKTA BELİRTİLER

-Bedensel yakınmalar

-Sinirlilik

-İşitsel varsanılar

-Kaygı bozukluğu

-Fobiler

 

  • ERGENLİKTE BELİRTİLER

-Aşırı tedirginlik ve huzursuzluk

-Öfke patlamaları

-Çabuk sıkılma

-Dikkat dağınıklığı

-Antisosyal davranış

-Madde kötüye kullanımı

-Okuldan kaçma

-Okul başarısızlığı

-Gelişigüzel cinsel ilişkiler

-Azalmış hijyen

 YAŞLILIKTA BELİRTİLER

-Bilişsel belirtiler (Bellek yitimi, yönelim bozukluğu, konfüzyon)

-Psödodemans (Yalancı Bunama)

-Apati (İlgisizlik)

-Çelinebilirlik (Dikkati Yoğunlaştıramama)

Depresyonun seyri nasıldır?

Depresyon olgularının % 85 ya da daha fazlası bilinen olağan tedavi yöntemlerinden yararlanır. Tedavi edilmeyen olgular ise 6-24 ayda düzelirler. % 5-10 kadar olguda ise iki yıldan fazla sürer. Tedavi ile bu süre birkaç hafta ile birkaç aya indirilebilmektedir. Tedaviye erken başlamak yanıt alma süresini kısaltır.

 Depresyonun tedavisi nasıldır?

Antidepresan ilaç tedavilerinin yanında hastalara psikoterapiler uygulanmaktadır. Bu tedaviler çeşitli kuramlara dayanan ve yıllar içinde bilgi birikimiyle temelleri oturtulmuş yöntemlerdir. Bu tedaviler psikanaliz denilen insanın ruhsal çatışmalarını çözmeye yarayan tedaviler ile bilişsel-davranışçı terapi denilen insanın düşünce yapısındaki olumsuz düşünce kalıplarını ve davranış kalıplarını işlevsel olanlar ile değiştirmeye yarayan tedavilerdir.

Sonuç olarak, depresyon psikiyatrik hastalıklar için en yaygın olan ve en çok yeti kaybına yol açan hastalıklardan birisidir. Doğru tanınıp etkili tedavi edildiğinde bir toplum sağlığı sorunu yaratmamaktadır. Oysa, uzman olmayan kişiler tarafından uygun biçimde tedavi edilmeyen depresyon pek çok başka soruna yol açmaktadır.

Anksiyete (kaygı) bozukluğu için TIKLAYINIZ.

 

İletişim Formunu Doldurun Biz Sizi Arayalım...

Call Now Button