Hizmetler

DİYABETLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İÇİN DANIŞMANLIK

Son araştırmalar göstermektedir ki ülkemizde 7,5 milyondan fazla diyabetli yaşamını sürdürmektedir. Diyabetin özel bir türü olan Tip 1 Diyabet sıklıkla çocukluk döneminde ortaya çıkmakta ve ömür boyu tedavi gerektirmedir. Tip 2 Diyabet ise çoğunlukla erişkinlerde ortaya çıkmakla birlikte nadir de olsa ergenlik öncesi yaşlarda görülmeye başlanmıştır. Ülkemizde ve dünyada artan diyabetli çocuk sayısı çocuk psikologları ve aile danışmanlarını bu alanda çalışmaya yönlendirmektedir.

Diyabet bir hastalık olmanın ötesinde özel bir yaşam biçimi gereksinimi olarak tanımlanmalıdır. İnsülin alımı, sağlıklı beslenme, kan şekeri ölçümü, motivasyon, aile desteği, sosyal destek, düzenli egzersiz gibi birden fazla yaklaşım ile yönetilmesi gerekir. Bu takdirde kişi diyabete bağlı hiçbir komplikasyon geçirmeden yaşamını sürdürebilir. İDEM Psikoloji olarak diyabet tanısı almış çocuk, ergen ve gençlerin diyabetlerini yönetebilmeleri ve yaşam kalitelerini yükseltebilmeleri için danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Diyabetin yönetiminde ailelerin çok önemli bir payı olduğunu düşünen bizler, ailelerin bilgilendirilmesi ve sosyal işlevlerini diyabetin gereklerine uygun olarak yerine getirebilmesi için aile danışmanlığı hizmeti vermekteyiz. Kendisi de tip 1 diyabetli olan aile danışmanımızdan deneyim ve tecrübeleri ışığında danışmanlık desteği almak için İDEM Psikolojiye başvurabilir, kurumumuzdan kaliteli ve güvenilir bir hizmet alabilirsiniz.

Neden Biz?

Danışmanlık hizmetimiz; diyabetle yaşam hakkında kapsamlı, geçerli ve yenilikçi bilgileri içermesinin yanı sıra diyabetli kişinin bulunduğu gelişim evresinin özelliklerine uygun strateji ve tutumlar belirlemeyi hedefler. Benzer şekilde ailelerin yapısı, yaşam döngüsündeki yeri, iletişim becerileri, başetme kaynakları hakkında bilgi toplayarak aileyi diyabete uyumlu, fonksiyonel bir sistem olarak yeniden kurgulamayı amaçlar.

Bebeklik Çağında Diyabet

Çocuğun diyabete vereceği tepki bilişsel olarak anlama kapasitesi ile ilişkilidir. Bebeklik çağında bu farkındalık gelişmediği için bebek, diyabetli olduğunun bilincinde değildir. Diyabetinin yol açtığı fiziksel değişiklikler sebebiyle bebekte huzursuz olma, emmekten keyif almama, ağlama gibi davranışlar görülebilir. Aile diyabetli bebeğinin bakım ve sorumluluğunu uzman hekimle iletişim halinde sürdürmektedir. Bu dönemde diyabetin kaygı verici semptomlarıyla daha sık karşılaşılabilir. Ebeveynlerde stres, kaygı, kaybetme korkusu, mükemmeliyetçilik, yıpranma, bebeğinin geleceğine ilişkin karamsarlık, kendini veya eşini suçlama, eşlerden birinin verdiği desteğin yeterli gelmemesi, duygusal ilişkinin bozulması, depresyon, işten ayrılma gibi yaşamsal değişiklikler görülebilmektedir.

Çocukluk Çağında Diyabet

Okul öncesi çağlarda çocuk anne babasının verdiği tepkilere göre kendi durumunu değerlendirir. Diyabete ilişkin ihtiyaçlarının neden kaynaklandığını tam olarak anlayamamakla birlikte kendi kendine açıklamaya çalışır, sorular sorar, gerçekçi cevaplar beklerler. Ancak bilişsel kısıtlamalar ve benmerkezci gerçeklik anlayışı sebebiyle bu açıklamalar zaman zaman yetersiz kalabilir. Ebeveynlerin diyabete ilişkin algısı ve olumlu duygusal tepkiler vermesi çocuğun diyabeti anlamlandırması ve kabullenmesinde önemli yer tutmaktadır.

Okul çağında çocuk ailenin dışına çıkar ve yaşıt gruplarıyla vakit geçirdiği, sosyal beceriler kazandığı bir toplumsallaşma dönemine girer. Çocuk kendini sık sık çevresindeki akranlarıyla karşılaştırır bunun sonucunda diyabetine ilişkin olumsuz bir algı geliştirebilir. Ailesi tarafından fazla korumacı bir tutuma maruz kalarak özgüven eksikliği ve sosyal fobi yaşayabilir. Bu dönemde karşılaşılan tipik sorunlar yetersiz kan şekeri kontrolü, insülin enjeksiyonundan kaçınma, utangaçlık, engellenmişlik, hipoglisemi korkusu, diyabeti yüzünden kendini suçlama (örn. Ebeveynlerin sözünü dinlememesine bağlama), stres, kaygı, davranış bozuklukları, uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve okula uyum problemleri olarak ifade edilebilir. Ailenin diyabete ilişkin olumsuz algıyı değiştirecek doğru yönlendirmelerde bulunması, çocuğun diyabetiyle ilgili sorduğu soruları geçiştirmeden net ve anlaşılır bilgiler vermesi, kendi başetme kaynaklarını tanıması, motivasyon ve moral desteği sağlaması, çocuğuna diyabet yönetiminde kontrollü olarak belirli rol ve sorumluluklar vermesi bu dönemin en az hasarla atlatılmasına olanak sağlamaktadır.

Ergenlik Çağında Diyabet

Diyabetli çocuklar ve gençlerin bakım ve ihtiyaçları benzer olmakla birlikte; ergenlik kendine özgü özellikleri olan ve farklı müdahaleler gerektiren bir dönemdir. Bağımsızlık arzusunun zirveye çıktığı bu dönemde yetersiz diyabet yönetimi ve daha fazla risk alma davranışı görülebilir. Yaşıtlarıyla daha çok vakit geçirmeye eğilimli olan ergenler bu dönemde diyabetlerine ilişkin olumsuz söylemlerle karşılaşabilir, akran zorbalığına maruz kalabilirler. Bedensel imgenin önem kazanmasıyla birlikte yeme bozuklukları geliştirebilirler. Ebeveynlerin olumsuz tutumlar sergilemesi, diyabetin gerektirdiği sorumlulukların ergene ağır gelmesi, düşük metabolik kontrol, olumsuz çevresel etkiler, sınav stresi gibi dönemsel zorluklar sonucunda profesyonel bir destek alma ihtiyacı doğabilir.

Diyabetli Ergenlerde Görülen Aşağıdaki Durumlarda Profesyonel Destek Alabilirsiniz.

  • İnkar (özellikle yeni tanı almış diyabetlilerde)
  • Öfke
  • Kaygı
  • Panik Atak
  • Stres ve strese bağlı kan şekeri yüksekliği (Hiperglisemi)
  • Sınav stresinin yarattığı kan şekeri yüksekliği (Hiperglisemi)
  • Depresyon
  • Kan şekerinin düşmesi (Hipoglisemi) korkusu
  • Yetersiz kan şekeri ölçümü
  • Sağlıksız beslenme
  • Yeme bozuklukları
  • Yetersiz egzersiz
  • Alkol sigara uyuşturucu vb. zararlı alışkanlıkların kullanımı
  • Okul başarısında düşüklük
  • Diyabeti hayatının merkezi haline getirmek, başka hiçbir uğraş edinmemek
  • Düşük metabolik kontrolden kaynaklı hastaneye yatışlar (kan şekerini ölçmeme, az ya da fazla insülin yapma, kontrolsüz alkol kullanımı sonrası keskin hipoglisemiler yaşama)
  • Hba1c (3 aylık kan şekeri ölçümü) takibi yapılmaması
  • Göz, kalp ve böbreklerin işlevlerinin takibi için gerekli testleri düzenli ve zamanında yaptırmamak
  • Ayak bakımına özen göstermemek
  • Diyabete ilişkin olumlu davranışlar geliştirmek yerine bilişsel çarpıtmalardan beslenmek
  • Olumsuz gelecek algısı
  • Düşük benlik saygısı
  • Hırçınlık, alınganlık,
  • Aşırı kıskançlık (Diyabetli olmayan bir kardeşe veya akran gruplarına karşı geliştirebilir)
  • Kimlik geliştirmede yaşanan sıkıntılar
  • Bireyselleşmenin oluşamaması
  • İçe Kapanıklık, Utangaçlık
  • Sosyal İzolasyon

Ailede Görülen Aşağıdaki Durumlarda Profesyonel Destek Alabilirsiniz.

  • Diyabetli ergene yönelik olumsuz tutum ve davranışlar
  • Diyabete uyum sorunları ve tartışmalar
  • Diyabet yönetiminde güven sorunları
  • Köken ailelerin etkisi/ diyabetli ergene yönelik söylem ve müdahaleler
  • Kronikleşmiş çatışmalar
  • İletişim güçlüğü
  • Öfke kontrolü
  • Sınır problemleri
  • Ebeveynlerin birbirini ya da kendilerini suçlaması
  • Diyabet yönetiminde yetersiz ve yanlış bilgiler (web üzerinden diyabete ilişkin geçerli olmayan kaynaklara erişme)
  • Anne ve babanın tutum ve davranışlarındaki tutarsızlıklar
  • Ailede sorumluluk ve görev paylaşımında yaşanan sıkıntılar
  • Diyabete bağlı sorumlulukların yarattığı stresle baş edememe
  • Diyabetin veya diğer ihtiyaçların getirdiği maddi sorunlar

Diyabet doğru yönetilmediğinde kişinin vücudunda ciddi komplikasyonlar yaratabilir ve vücudun çalışma bütünlüğünü bozabilir. Diyabetli ergen ve gençlerin kendi bakım ve sorumluluğunu üstlenmesinde, diyabetin gereklerine uygun bir yaşam tarzını benimsemesinde zaman kaybedilmemelidir. Bunun için karşılıklı anlaşmaya varılmış ebeveyn katılımı ve desteği ile birlikte profesyonel bir yardım alınmalıdır. Aile temelli davranışsal değişim stratejilerinin etkin bir biçimde kullanıldığı, güçlü moral ve motivasyon desteğinin sağlandığı danışmanlık hizmetimizden yararlanmak için İdem Psikolojiye başvurabilirsiniz.

İletişim Formunu Doldurun Biz Sizi Arayalım...

Call Now Button